http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=6926 adresindeki forum bilgileri incelendiğinde atma aşiretine mensup olduğu söylenen köyler şöyle belirtilmiş;
kömürlük köyü
Sığırcıuşağı
cobandere ( Şotik)
alhasuşağı
Gökağaç
narmikan
yukarı atma
göçeruşaklı
erzincan iliç atma köyü
maraş/afşin/örenli köyü
maraş/afşin/kaşanlı köyü
maraş/afşin/haticepınar köyü
maraş/afşin/inciköyü
ören Köyü
Burada K.Maraş Pazarcık ve diğer ilçelerdeki atma köyleri tam sayılmamış durumda,Ayrıca Adıyamana bağlı atma köyleri de sayılmamış durumda, Bu geri kalan köyleri umarım hep birlikte tamamlarız... AFŞİN olarak belirttiklerimiz dışındaki köyler sanırım Malatya Arguvan Köyleri...
08 Şubat 2008 Cuma
AŞİRET Hakkında bir yorum
http://www.aleviyol.com/forum/printview.php?t=907&start=0
PANEL NOTLARI
YER: Ankara Cem Vakfı Şb.
TARİH:2005-08-09, 17:03
KONU:Aleviliğin oluşum sürecinde temel kurumların ortaya çıkışı ve Türkmen toplulukları -1
KONUŞMACI: Hamza Aksüt *
"Atmalı topluluğuna। “Atma aşireti” derler।
Nejat Birdoğan, bunların kökenini bir hayli araştırmıştır।
Ancak, benim burada sunacağım bilgiler çok yenidir।
Atma ağaları, bir röportajda şöyle demişlerdi bana: “Biz, Irak’taki Kelhur aşiretinden gelmişiz; ama Kelhur nedir, ne değildir, bilmiyoruz।
Oradan Berezi’ye gelmişiz, Berezi’den Arguvan’a।
Bir kısmı da Arguvan’dan bölünmüş, Pazarcık’a gitmiş”
Osmanlı arşiv kayıtlarına baktığımda, Kelhur aşiretinin gerçekten Irak’ta olduğu, bir Kürt aşireti olduğu ve bunların Bektaşi olduğu yazılı।
Demek ki, Irak’taki Kelhur Aşiretinden ayrılmışlar, oradan da Arguvan’a ve Pazarcık’a geçmişler।
Bunların bir de obaları var tabii।
Obalardan birinin adı Turuşlu।
Arguvan’da Turuşlu diye bir köy var।
Pazarcık’ta da üç tane Turuşlu köyü olsa gerek।
Şu anda aklımda yok।
Turuşlu, eskiden Nusaybin’in batısından başlayan, şu andaki Türkiye-Suriye demiryolunun olduğu bölgedeki nahiyenin adıydı।
Nahiye deyince, merkez filan aramayın, falan dağdan filan dağa kadar nahiyedir।
Yani oradaki bir yörenin adı olan Turuşlu’yu Turaşlı diye de yazıyorlar।
Dolayısıyla, Atma’ya bağlı olan Turuşlu, oradan ad almış।
Bunların obalarından birinin adı Çakallı।
Arşiv kayıtlarında, Çakallı obasına da Nusaybin çevresinde rastlıyoruz।
Selman Pak’ın kökenini az önce söylemiş tim।
Nusaybin’deki Selman Pak’ın bir makamını da buraya Pazarcık’a yapıyor lar।
Nusaybin’deki Selman Pak, türbe değil, bir makamdır."
Hamza Aksüt Hakkında:
Yazara yapılmış eleştirilerden :
http://www.karacaahmet.com/cevap.asp?kid=3964&cid=6299&katman=1&ait=0&baslik=%C3%9Dsmail%20Onarl%C3%BDya%20yan%C3%BDt
PANEL NOTLARI
YER: Ankara Cem Vakfı Şb.
TARİH:2005-08-09, 17:03
KONU:Aleviliğin oluşum sürecinde temel kurumların ortaya çıkışı ve Türkmen toplulukları -1
KONUŞMACI: Hamza Aksüt *
"Atmalı topluluğuna। “Atma aşireti” derler।
Nejat Birdoğan, bunların kökenini bir hayli araştırmıştır।
Ancak, benim burada sunacağım bilgiler çok yenidir।
Atma ağaları, bir röportajda şöyle demişlerdi bana: “Biz, Irak’taki Kelhur aşiretinden gelmişiz; ama Kelhur nedir, ne değildir, bilmiyoruz।
Oradan Berezi’ye gelmişiz, Berezi’den Arguvan’a।
Bir kısmı da Arguvan’dan bölünmüş, Pazarcık’a gitmiş”
Osmanlı arşiv kayıtlarına baktığımda, Kelhur aşiretinin gerçekten Irak’ta olduğu, bir Kürt aşireti olduğu ve bunların Bektaşi olduğu yazılı।
Demek ki, Irak’taki Kelhur Aşiretinden ayrılmışlar, oradan da Arguvan’a ve Pazarcık’a geçmişler।
Bunların bir de obaları var tabii।
Obalardan birinin adı Turuşlu।
Arguvan’da Turuşlu diye bir köy var।
Pazarcık’ta da üç tane Turuşlu köyü olsa gerek।
Şu anda aklımda yok।
Turuşlu, eskiden Nusaybin’in batısından başlayan, şu andaki Türkiye-Suriye demiryolunun olduğu bölgedeki nahiyenin adıydı।
Nahiye deyince, merkez filan aramayın, falan dağdan filan dağa kadar nahiyedir।
Yani oradaki bir yörenin adı olan Turuşlu’yu Turaşlı diye de yazıyorlar।
Dolayısıyla, Atma’ya bağlı olan Turuşlu, oradan ad almış।
Bunların obalarından birinin adı Çakallı।
Arşiv kayıtlarında, Çakallı obasına da Nusaybin çevresinde rastlıyoruz।
Selman Pak’ın kökenini az önce söylemiş tim।
Nusaybin’deki Selman Pak’ın bir makamını da buraya Pazarcık’a yapıyor lar।
Nusaybin’deki Selman Pak, türbe değil, bir makamdır."
Hamza Aksüt Hakkında:
Yazara yapılmış eleştirilerden :
http://www.karacaahmet.com/cevap.asp?kid=3964&cid=6299&katman=1&ait=0&baslik=%C3%9Dsmail%20Onarl%C3%BDya%20yan%C3%BDt
AŞİRET HAKKINA ( Yorumsuz )
*Bu bilgi http://www.yonja.com/ sitesinde "Atmalı Aşireti "Adı altında açılmış bir guruptaki sunum metnidir.
**Yazının yayınlanması safhasında kişinin izni talep edildiği gibi kendisi tarfından yollanan tam metin aşağıdaki gibidir.
***Değiştirilmeden,üzerinde oynama yapılmadan yayınlanmıştır."
-Atmalı Aşireti Tarihçesi:
Atmalı Aşireti’nin Anayurdu Orta Asya’dır. Moskova’nın üst taraflarında “Başkurtlar” adında bir Türk Cumhuriyeti vardır. Başkurdistan olarak da okunmaktadır. Buralardan geldikleri rivayet edilmektedir. Çünkü, Başkurtlar(Başkürtler) Ceket’e “Kurtak” diyorlar. Atmalılar da “Kurtık” diyorlar.Kuraklık olunca Türkmen Oymaklarla birlikte İran Horasan’ına gelmişlerdir. İran’a geldiklerinde “Beg-Dili” olarak anılıyorlardı. Bu isim daha sonra “Badıllı” adında bir “Oğuz Kürt Boyu”(Şerefname’de, Kürt Oğuznameleri vardır) olarak, Urfa’da yaşamaya devam edecektir. Bu boy, Nizip-Kargamış’a bağlı Barak ve Kerkük bölgelerinde Bey-Dili olarak anılmaktadır. Badıllı veya Beg-Dili olarak anılan Oğuz Boyu, kendi arasında 40-50 kola ayrılmıştır. Bu kollar zamanla çoğalarak büyük aşiretler halini almıştır. İşte “Atmalı”, bu Aşiretlerden biri olan “Rişvan Aşiretinin” bir koludur.
RİŞVAN Aşireti İran, Irak ve Anadolu’da “Raşi” olarak anılmaktadır. İran’da Farsçanın tesirinde kalan Türkçe kelimeler, bir çoğul eki olan EN/AN eki almışlardır. Yaklaşık olarak, Türkiye’nin nüfusunun % 10’u Rişvan sayılır. Bu ismi yaşatmak adına Gaziantep’te bir “Rişvanlar Derneği” kurulmuştur. İran ve Irak topraklarında yaşadıkları sırada, bir gurup ATMALI adını almışlar ve Rişvan’dan ayrı olarak anılmaya başlamışlar. Irak’ın Zağo civarında yaşayan Atmalılar’ın halen YEZİDİ olarak yaşadıklarını öğrendik. Prf. Dr. Mehmet ERÖZ, Dr. Mahmut RİVANOĞLU ve Cevdet TÜRKAY’ın eserlerinde Atmalıdan, TÜRKMEN EKRADI (Türkmen Kürtleri) olarak söz edilmektedir.Eski Gaziantep Milletvekili ve Hortlar Köyünden olan İbrahim HORTOĞLU’na göre; “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geçişi sırasında Rişvan’a bağlı Atmalı Aşireti de Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Yaklaşık olarak on bin kişi Anadolu’ya gelmiştir. Çoğunluğu Malatya’ya yerleşmiştir.
Atmalı Aşireti 12 oymaktır. İlk başlarda tamamı Alevi olan Atmalı, Hacı Bektaş-ı Veli’nin kolu ile yakın temas içindedir. Osmanlı Devletini desteklemiştir. Uzun zaman sonra, Aşiretin büyük bir kısmı Hanefi Mezhebi’ni kabul etmiş, diğer bir kısmı ise Caferi Mezhebi’ne bağlı kalmışlardır.”-Atmalı Adı:Atmalı adından da anlaşılacağı gibi ATMALI ismi Türkçedir. Eskiden, Atmalı Aşiretinde Hırsızlık yapmayana, evini geçindiremez düşüncesi ile kız vermezlermiş. Atmalılar Eskiden Cins Atları çalma konusunda maharetli imişler.Rivayete göre, XV. yy’da Van/Erciş yöresinde iskân eden “Rişvan Uruğu”nun iki mensubu, gece başka bir oymağın çadırları etrafında dolaşırlarken, hırsızlık suçundan tutuklanmışlar. Zamanın “Boy Beyi” tarafından ölüm cezası ile cezalandırılmışlar. Ölüm cezaları, yörenin en yüksek kayası olan “Ballıkaya’dan” atılarak gerçekleştirilirmiş.Bu iki Rişvan’ın ölüm cezasının, kayadan atılarak infazına karar verilmiş. İnfaz gerçekleşinceye kadar, aradan geçen süre içerisinde halk arasında “Bunları Kayadan Atmalı” sözü çok kullanılır olmuş. Günlerce süren tartışmalardan sonra ceza heyeti de tereddüt ederek; “Bunları Kayadan Atmalı mı, Atmamalı mı?” sorusuna cevap vermeye çalışır. Sonunda kayadan “Atmaya” karar verilmiş.Zamanın Boy Beyi’nin emri ile suçlanan iki Rişvan Genci kayadan atılmışlar. Gençlerden biri ölmüş, diğeri ayakları üzerine düşerek kaçmış gitmiş. Bu genç, Askerler tarafından tekrar yakalanmış ve Boy Bey’inin huzuruna getirilmiş. Bu genci yeniden “Kayadan Atmalı mı?” diye sorulduğunda Bey, bu adamın cezasını çektiğini ve ölmediğini, ikinci kez tekrar atılmasına gerek olmadığını ve mukadderatı değiştiremeyeceklerini söylemiş. Hatta Boy Beyi, bu gencin bu kadar yüksek kayadan atılarak ölmemesine hayret etmiş ve onun Ermiş Kişilerden biri olduğunu düşünmüş ve korkmuş. “Derhal onu serbest bırakın gitsin!” demiş.Böylece halk, serbest bırakılan Rişvan gencine “Atmalı” adını vermiş. Bu Rişvan’dan oluşan aileye ve daha sonra çoğalarak meydana gelen Aşirete “ATMALI AŞİRETİ” adı verilmiş.Bu Atmalı adının alınması ile ilgili başka görüşler de vardır. Atçılıkla uğraştıkları için “Atmalı” adını aldıkları söylenir. AT+MALI adını analiz edersek; AT Türkçe bir kelimedir. MAL ise Kürtçe EV manasına gelir. ATMALI; At Evi, Atlara Malik olanlar, sahip olanlar gibi de yorumlamak mümkündür.
-Aşiretin Yapısı:
İslahiye’nin Atmalı(Ko’lıkon-İhtiyarlar) Köyünde ikamet eden, 94 yaşındaki “Kaba Oymağı”na mensup Bektaş TOPAL’a göre; “Osmanlı Devleti, Atmalı Aşireti’nden At ve Deve toplatmıştır. Ayrıca Atmalı’dan Asker istemiştir.
Malatya/Doğanşehir yöresinde İskân’a zorlanan Atmalı Oymakları, göçebe oldukları için İskân’a karşı çıkmışlar. Asker nezaretinde ve devlet tarafından, gündüzleri yaptırılan evler, geceleri oymaklar tarafından tekrar yıkılmakta idiler. Atmalı Oymaklarının geçimini erkekler temin etmekteydi. Kadınların dağlarda çalıştırılması ayıp karşılanırdı. Uzun süreli Askere alınacak erkeklerin aileleri mağdur olacaktı. Bu sebeple erkekler ailelerini riske sokmamak için, Askere gitmek istememişlerdir…Askerlik yapmak ve İskan edilmek istemeyen Atmalı Aşireti, göçe karar verir. Göç için kullanılan At ve Develer devlete verildiğinden, Sığırlarla göç etmek zorunda kalmışlardır.
Yazları Malatya, Arapkir, Arguvan ve Doğanşehir’den, Suriye’nin Çit-ü Çimen, Hama ve Humus yöresine göç ederken sığırları yorulan Atmalı Aşireti’nin bir kısmına “GOVASTİ” denilmiş, sığırları yorulmayıp göçe devam edenlere “GOVGUR” demişler.
”Van/Gürpınar ilçesinden Bırruki Aşiretine mensup İsmail GÜMÜŞ’e göre; “Atmalı ve Bırruki kardeştir. Göç edemeyip, İnekleri yorularak Anadolu’da kalanlara “Govasti”, İnekleri yorulmadan, Azerbaycan taraflarına göç edenlere “Govgur” demişler.” Gurmançca “GO”, İnek manasına gelir. “VASTİ”, yoruldu manalarına gelir. “GUR”, Kurt manasına gelir. Buna göre “Govasti” İnekleri yorulan, “Govgur” ise İnekleri yorulmayan, tam aksine Yiğit Kurt gibi olan manalarına gelmektedir.Oğuzlar’da Ordulaşma sisteminde 12 ve 24’lü teşkilatlanma vardır. Atmalı’da da 12’li sistem vardır.
Altı Oymak “Govasti”, Altı Oymak “Govgur”. Veya Altı Oymak Alevi, Altı Oymak Sünni şeklinde teşkilatlanmasını yapmıştır.“Govastiler” Güneydoğu Anadolu’da; Pazarcık, Besni, Gölbaşı, Elbistan, İslahiye yörelerini, İç Anadolu’da; Konya, Ankara/Haymana/Bala, Kırşehir, Sivas/Gürün, Tokat, Yozgat, Doğu Anadolu’da; Ağrı/Patnos, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Tunceli, Bitlis, Van/Erciş ve Gürpınar yörelerine dağılmışlar. İslahiye’ye bağlı Atmalı Köyünde Govastiler oturmaktadırlar. Atmalıların en yaşlıları buraya yerleştikleri için, Kürtçe adına KO’LIKON demişler.
Yazın Halep, Şam, Hama, Humus(Çit-ü Çimen), Beyrut’a göç eden “Govgur”lar, kışa doğru Anadolu’da Arapkir, Doğanşehir, Arguvan, Elbistan, Pazarcık, Besni ve Gölbaşı yörelerine göç ederlerdi. Atmalı Aşiretinin asıl merkezini Malatya, Elbistan, Besni, Gölbaşı ve Pazarcık yöreleri teşkil eder.Malatya, Pazarcık, İslahiye Atmalıları’nın dışında, daha sonraları edindiğimiz bilgilere göre, Ağrı/Panos ve Van/Erciş/Çaldıran/Gürpınar ilçelerindeki Atmalılar’a ATMAN veya UTMAN dediklerini öğrendik. Muş-Siirt arasında yaşayan Atmalılar’a ATMANAKİ diyorlar. Urfa/Bozova’da 27 tane ATMAN Köyü vardır. Urfa’da dernek kurmuşlar. Başkanları Aziz BABACAN ile tanıştık. Suruç’a bağlı iki sınır köyün adı ATMANAKİ olarak geçmektedir. İslahiye bölgesinde 10 kadar Atmalı köyü vardır. Şam’da tamamı Atmalı olan bir mahallenin var olduğunu duyduk. Sivas/Gürün’de Mağıkan Oymağından bir bölüm yaşamaktadır. Konya/Cihanbeyli’de Atmalı, Ankara/Bala ve Haymana, Çiçekdağı’nda Atmalı olarak değil de, “Govasti” olarak biliniyorlar. Irak’ın Zağo bölgesinde Atmalı/Atmi olarak anılıyorlar ve Yezidi olarak yaşayanların varlığını öğrendik. Sadece Gaziantep şehir merkezinde 20 bin dolayında ATMALI yaşadığına göre, saydığımız bölgelerde bir milyon Atmalı olabileceği tahmin edilmektedir.Atmalı, Sinemilli, Celikanlı, İfrazlı, Çakallı ve Bereketli Aşiretleri, Rişvan’a bağlı kollardır. Celali Aşireti; KHALIKAN ve SAKASUN olarak ikiye ayrılmaktadır. İslahiye’ye bağlı Atmalı Köyü’nün Gurmança adı KO’LIKON, yani İHTİYARLAR köyüdür. Burada Atmalıların Celalilerle de akrabalığı ortaya çıkmaktadır. Celikanlılar da Celaliler’e akrabalık çıkarmaktadırlar.-Atmalı’nın Reis ve Oymakları:Malatya-Pazarcık bölgesinde yaşayan Atmalı Aşireti’nin Reisliğini, Kızkapanlı Oymağından “KOSAYİ ATMEN”(Atmalı Köse) adında bir kişi yapıyormuş. Daha sonra Karahasan Oymağından BOZDAĞLAR yapmışlardır. Pazarcıkta ikamet eden Bozdağlar Ailesi, Aslında Elbistan Karahasanuşağından gelmektedirler. Bundan 550 yıl önce, Maraş bölgesine hakim olan Dulkadıroğullarına karşı Osmanlı’yı destekleyen Atmalı Aşireti’nin Reisi KARAHASAN, bu savaşta iki kardeşini kayıp etmiştir. Daha sonra Atmalı Aşireti, Cumhuriyet’in kuruluşunda Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yanında olmuştur. Kısacası hep Devletin yanında olmuş, bölücü hareketlere alet olmamıştır.Daha sonraları Karahasan’ın torunlarından KÖR MAMO(BOZAĞA) ve oğlu SILIKİ BOZAĞA Atmalı Aşireti’nin Reisliğini yapmıştır. BOZ ABA giydiği için kendisine BOZAĞA demişler. Daha sonraları BOZAĞA, BOZDAĞ olmuş ve Soyadı Kanunu çıkınca BOZDAĞ, Soy Adı olarak alınmıştır. Süleyman Ağa’nın oğlu Yakup Hamdi Bey, ATATÜRK’ün Kurmuş olduğu ilk Meclise Milletvekili olarak çağrılmış, kendisine Paşalık ünvanı verilmiş, sonraları Pazarcık Kaymakamlığı yapmıştır. Demokrat Partiden ikinci defa Milletvekili seçilmiş, Kaymakamlığı bırakmayıp, Meclise gitmeden istifa etmiştir. Oğlu Ahmet BOZDAĞ, yine DP’den iki dönem Milletvekili, üç dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Ahmet Bey’in oğlu Ali BOZDAĞ, iki dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Halen Atmalı Aşireti’nin Reisliği BOZDAĞLAR’dadır.
Prf. Mehmet ERÖZ, Atmalı Boyunu 12 Oymağa ayırmaktadır.
Atmalı Aşiretine mensup yaşlılar da 12 oymak olduğunu tasdik etmektedirler.
1-Tilkiler(Rıfiyon),
2-Kizirli(Kıziron),
3-Haydarlı(Ğallıkon),
4-Turuşlu(Turuşiyon),
5-Kabalar(Kavon),
6-Mağıkan(Mağıkon),
7-Ketüler(Ko’tiyon),
8-Sadakalar(Sadakon),
9-Kızkapan(Zettıkon),
10-Karalar(Karkon),
11-Ağcalar(O’ğcon),
12-Karahasanuşağı(Hasaraş).
Atmalı, Atmi, Atman isimlerinin Türkçe olması gibi, bir çok oymağın adı da Türkçedir; Kizir, Ğallık(Ğalil), Haydar, Kaba, Ketü(Kötürüm), Sadaka, Kızkapan, Karalar(Karkon-Kara’dan gelme), Ağca ve Karahasan isimleri hep Türkçedir. Bugon(Deregezenli)- Kaşanlı Karahasanlı’ya bağlı, Kırrıkon(Karalardan), Hortlar(Karalardan), Havesiler(Tilkilidir) ayrı oymaklar olmayıp, bu oymaklara bağlı birer oba gibidirler. Büyüklerimizden öğrendiğimize göre ALĞASİ'LER da Atmalı'ya balıdır.
Atmalı’da İnanış:
Orta Asya’dan İran’a “Şamanist” olarak gelen “Rişvan Atmalıları”, İran’da İslam ile tanıştıklarında, hemen kabullenmeleri zaman almıştır. Çünkü 10 bin yıllık eski Dini olan “Şamanizmi” bırakmaları çok zor olmuştur. İlk zamanlar Şamanizm ile İslam’ı birlikte yaşamak istemişler. Ancak Arap Alimler buna izin vermemişler. Türk Alimlerden Hacı Bektaş-ı Veli, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin” Ayetinden hareketle, İslam’a aykırı olmayan “Şaman İnanışlarını” da İslam’la birlikte yaşayabileceklerini açıklayınca, bütün Şaman Türkmenler gibi, Atmalılar da akın akın bu Tarikata gönül vermişler. Mezar Taşlarının dikilmesi, Eşiklikte Atlamanın günah olması, Düğün ve Nişanlarda bir şeylerin içilerek(Şerbet gibi) kutlanması(İçki kansız kurbanlardandır), Şabalama adetleri, Baykuş ve Tavşan’ın uğursuz, Tilki ve Kurt’un uğurlu sayılması, halen aramızda yaşatmış olduğumuz Şamanizm’den kalma inanış ve adetlerdir.
“Ehli Beyt” sevgisini aşılayan Hacı Bektaş-ı Veli’nin, şehirdeki mensuplarına Bektaşi, köydeki mensuplarına Alevi denildi. Bu arada, Hz. Muhammed’in torunlarından İmam-ı Caferi’nin mezhebine tabi oldular. Tarikat ve Tasavvufta Bektaşi, Mezhep’te Caferi olan Atmalılara, Anadolu’da Alevi denildi. Daha sonraları Arap ülkelerine yakın oturan oymaklarda Sünnileşme başladı. Aslında “Sünnilik” diye bir Mezhep veya Tarikat yoktur. Peygamberin sünnetine uyan “Hanefi Mezhebine” gönül verdiler. Hanefilerin de çocuklarının adı Ali, Hasan ve Hüseyin’dir. Onlar da da “Ehli Beyt” sevgisi vardır.Alevilik, Türk karakterli Tarikatlardandır. Arap karakterli Tarikatların Zikirlerinde Arap Makamları ve Def hakimdir. Türk Karakterli Tarikatlarda Saz ve Sema, yani Türk makamları hakimdir. Bu nedenle Aleviliğe, İslam Dairesi içerisinde kalmak kaydı ile, İslam ve Şamanizm’in ortak yorumlanmış şeklidir diyebiliriz. Şamanizm’e inanan Din Adamlarına Kam, Şaman, Şama, Sama denilmektedir. Bu “Şama” ismi, Anadolu’daki Aleviler arasında SAMAH, SEMAH, Mevleviler arsında ise SEMA, Zikir adı olarak yer aldı. Orta Asya’daki Şaman Ayinlerini yöneten Din Adamlarının görevini, Anadolu’da İslam olan Aleviler arasında DEDELER ve BABALAR üstlendi. Anadolu’nun neresinde “DEDE” veya “BABA” ile anılan türbe, ziyaret var ise, orası “Türkmen Alevi’sine” ait kutsal sayılan bir yerdir.Atmalı’nın Altı Oymağı Alevi, Altı Oymağı Sünni’dir demiştik.
Alevi Oymaklar:1-Tilkiler(Rıfiyon),
2-Ğallıkon(Haydarlı),
3-Turuşlu(Turuşiyon),
4-Ağcalar(Ağciyon),
5-Karalar(Karkon-Havesiler),
6- Kizirli(Kıziron).
Sünni Oymaklar:
1-Kabalar(Kavon)
2-Mağıkan(Mağıkon)
3-Zettıkon(Kızkapanlı)
4-Sadakalar(Sadakon)
5-Karahasanlar(Karahasanuşağı)
6-Ketüler(Kotiyon).
Bu saydığımız oymakların 12’sinin tamamının bir kısmında Sünni, bir kısmında Alevi bulmak mümkündür.
Çünkü Atmalının tamamı bir Baba’dan gelme, tamamı akrabadır. Geçmişte kız alıp vermiş, akrabalığı yenilemişler. Mezhep ve Tarikat ise gönül ve İnanç işidir. İnsan Dinini, Mezhebini, Tarikatını seçme özgürlüğüne sahiptir, ancak soyunu seçme özgürlüğüne sahip değildir. Bu İnanış farkları Atmalı Aşiretinin ayrılığına sebep olmamalı, tam aksine bir kültür zenginliği olarak kabul edilmelidir. Çünkü Alevi de, Sünni de İslam Dairesi İçerisindedir. İkisi de Müslüman’dır. Hatta Alevi, “Ehli Beyt’e” sahip çıktığı için, daha çok Müslümanlığı sahiplenmelidir.-Atmalıda Meşhur Simalar:Atmalı Aşireti, Milletvekili, Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı çıkaran bir Aşirettir.
Bolu Beyi’nin baş belası KÖROĞLU’nu Güreşte yenen, onu suya, çamura tepen KİZİROĞLU MUSTAFA BEY’in KİZİRLİ oymağından olduğu rivayetleri vardır.
Antep Harbinde Şehit olan, Çete Komutanı Mulla Mehmet KARAYILAN’ın da Atmalı’nın Kabalar Oymağından olduğunu biliyoruz.
Bir tek Kızı Selvi, Gölbaşı’nın Kösüklü Köyünde yaşamaktadır.
Pazarcık Belediye Başkanı Ali BOZDAĞ’ın İfadesine göre, Cumhurbaşkanlarından Turgut ÖZAL’ın Atmalı olduğunu öğreniyoruz.
Yine Ali Bey’in ifadesine göre Osman BÖLÜKBAŞI’nın da Atmalı olduğunu öğreniyoruz.
Yine Eski Milli Eğitim Bakanı Metin EMİROĞLU’nun Atmalı olduğunu biliyoruz.
Eski CHP Milletvekili İbrahim HORTOĞLU’nun Atmalı’nın Karalar Oymağındandır."
**Yazının yayınlanması safhasında kişinin izni talep edildiği gibi kendisi tarfından yollanan tam metin aşağıdaki gibidir.
***Değiştirilmeden,üzerinde oynama yapılmadan yayınlanmıştır."
-Atmalı Aşireti Tarihçesi:
Atmalı Aşireti’nin Anayurdu Orta Asya’dır. Moskova’nın üst taraflarında “Başkurtlar” adında bir Türk Cumhuriyeti vardır. Başkurdistan olarak da okunmaktadır. Buralardan geldikleri rivayet edilmektedir. Çünkü, Başkurtlar(Başkürtler) Ceket’e “Kurtak” diyorlar. Atmalılar da “Kurtık” diyorlar.Kuraklık olunca Türkmen Oymaklarla birlikte İran Horasan’ına gelmişlerdir. İran’a geldiklerinde “Beg-Dili” olarak anılıyorlardı. Bu isim daha sonra “Badıllı” adında bir “Oğuz Kürt Boyu”(Şerefname’de, Kürt Oğuznameleri vardır) olarak, Urfa’da yaşamaya devam edecektir. Bu boy, Nizip-Kargamış’a bağlı Barak ve Kerkük bölgelerinde Bey-Dili olarak anılmaktadır. Badıllı veya Beg-Dili olarak anılan Oğuz Boyu, kendi arasında 40-50 kola ayrılmıştır. Bu kollar zamanla çoğalarak büyük aşiretler halini almıştır. İşte “Atmalı”, bu Aşiretlerden biri olan “Rişvan Aşiretinin” bir koludur.
RİŞVAN Aşireti İran, Irak ve Anadolu’da “Raşi” olarak anılmaktadır. İran’da Farsçanın tesirinde kalan Türkçe kelimeler, bir çoğul eki olan EN/AN eki almışlardır. Yaklaşık olarak, Türkiye’nin nüfusunun % 10’u Rişvan sayılır. Bu ismi yaşatmak adına Gaziantep’te bir “Rişvanlar Derneği” kurulmuştur. İran ve Irak topraklarında yaşadıkları sırada, bir gurup ATMALI adını almışlar ve Rişvan’dan ayrı olarak anılmaya başlamışlar. Irak’ın Zağo civarında yaşayan Atmalılar’ın halen YEZİDİ olarak yaşadıklarını öğrendik. Prf. Dr. Mehmet ERÖZ, Dr. Mahmut RİVANOĞLU ve Cevdet TÜRKAY’ın eserlerinde Atmalıdan, TÜRKMEN EKRADI (Türkmen Kürtleri) olarak söz edilmektedir.Eski Gaziantep Milletvekili ve Hortlar Köyünden olan İbrahim HORTOĞLU’na göre; “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geçişi sırasında Rişvan’a bağlı Atmalı Aşireti de Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Yaklaşık olarak on bin kişi Anadolu’ya gelmiştir. Çoğunluğu Malatya’ya yerleşmiştir.
Atmalı Aşireti 12 oymaktır. İlk başlarda tamamı Alevi olan Atmalı, Hacı Bektaş-ı Veli’nin kolu ile yakın temas içindedir. Osmanlı Devletini desteklemiştir. Uzun zaman sonra, Aşiretin büyük bir kısmı Hanefi Mezhebi’ni kabul etmiş, diğer bir kısmı ise Caferi Mezhebi’ne bağlı kalmışlardır.”-Atmalı Adı:Atmalı adından da anlaşılacağı gibi ATMALI ismi Türkçedir. Eskiden, Atmalı Aşiretinde Hırsızlık yapmayana, evini geçindiremez düşüncesi ile kız vermezlermiş. Atmalılar Eskiden Cins Atları çalma konusunda maharetli imişler.Rivayete göre, XV. yy’da Van/Erciş yöresinde iskân eden “Rişvan Uruğu”nun iki mensubu, gece başka bir oymağın çadırları etrafında dolaşırlarken, hırsızlık suçundan tutuklanmışlar. Zamanın “Boy Beyi” tarafından ölüm cezası ile cezalandırılmışlar. Ölüm cezaları, yörenin en yüksek kayası olan “Ballıkaya’dan” atılarak gerçekleştirilirmiş.Bu iki Rişvan’ın ölüm cezasının, kayadan atılarak infazına karar verilmiş. İnfaz gerçekleşinceye kadar, aradan geçen süre içerisinde halk arasında “Bunları Kayadan Atmalı” sözü çok kullanılır olmuş. Günlerce süren tartışmalardan sonra ceza heyeti de tereddüt ederek; “Bunları Kayadan Atmalı mı, Atmamalı mı?” sorusuna cevap vermeye çalışır. Sonunda kayadan “Atmaya” karar verilmiş.Zamanın Boy Beyi’nin emri ile suçlanan iki Rişvan Genci kayadan atılmışlar. Gençlerden biri ölmüş, diğeri ayakları üzerine düşerek kaçmış gitmiş. Bu genç, Askerler tarafından tekrar yakalanmış ve Boy Bey’inin huzuruna getirilmiş. Bu genci yeniden “Kayadan Atmalı mı?” diye sorulduğunda Bey, bu adamın cezasını çektiğini ve ölmediğini, ikinci kez tekrar atılmasına gerek olmadığını ve mukadderatı değiştiremeyeceklerini söylemiş. Hatta Boy Beyi, bu gencin bu kadar yüksek kayadan atılarak ölmemesine hayret etmiş ve onun Ermiş Kişilerden biri olduğunu düşünmüş ve korkmuş. “Derhal onu serbest bırakın gitsin!” demiş.Böylece halk, serbest bırakılan Rişvan gencine “Atmalı” adını vermiş. Bu Rişvan’dan oluşan aileye ve daha sonra çoğalarak meydana gelen Aşirete “ATMALI AŞİRETİ” adı verilmiş.Bu Atmalı adının alınması ile ilgili başka görüşler de vardır. Atçılıkla uğraştıkları için “Atmalı” adını aldıkları söylenir. AT+MALI adını analiz edersek; AT Türkçe bir kelimedir. MAL ise Kürtçe EV manasına gelir. ATMALI; At Evi, Atlara Malik olanlar, sahip olanlar gibi de yorumlamak mümkündür.
-Aşiretin Yapısı:
İslahiye’nin Atmalı(Ko’lıkon-İhtiyarlar) Köyünde ikamet eden, 94 yaşındaki “Kaba Oymağı”na mensup Bektaş TOPAL’a göre; “Osmanlı Devleti, Atmalı Aşireti’nden At ve Deve toplatmıştır. Ayrıca Atmalı’dan Asker istemiştir.
Malatya/Doğanşehir yöresinde İskân’a zorlanan Atmalı Oymakları, göçebe oldukları için İskân’a karşı çıkmışlar. Asker nezaretinde ve devlet tarafından, gündüzleri yaptırılan evler, geceleri oymaklar tarafından tekrar yıkılmakta idiler. Atmalı Oymaklarının geçimini erkekler temin etmekteydi. Kadınların dağlarda çalıştırılması ayıp karşılanırdı. Uzun süreli Askere alınacak erkeklerin aileleri mağdur olacaktı. Bu sebeple erkekler ailelerini riske sokmamak için, Askere gitmek istememişlerdir…Askerlik yapmak ve İskan edilmek istemeyen Atmalı Aşireti, göçe karar verir. Göç için kullanılan At ve Develer devlete verildiğinden, Sığırlarla göç etmek zorunda kalmışlardır.
Yazları Malatya, Arapkir, Arguvan ve Doğanşehir’den, Suriye’nin Çit-ü Çimen, Hama ve Humus yöresine göç ederken sığırları yorulan Atmalı Aşireti’nin bir kısmına “GOVASTİ” denilmiş, sığırları yorulmayıp göçe devam edenlere “GOVGUR” demişler.
”Van/Gürpınar ilçesinden Bırruki Aşiretine mensup İsmail GÜMÜŞ’e göre; “Atmalı ve Bırruki kardeştir. Göç edemeyip, İnekleri yorularak Anadolu’da kalanlara “Govasti”, İnekleri yorulmadan, Azerbaycan taraflarına göç edenlere “Govgur” demişler.” Gurmançca “GO”, İnek manasına gelir. “VASTİ”, yoruldu manalarına gelir. “GUR”, Kurt manasına gelir. Buna göre “Govasti” İnekleri yorulan, “Govgur” ise İnekleri yorulmayan, tam aksine Yiğit Kurt gibi olan manalarına gelmektedir.Oğuzlar’da Ordulaşma sisteminde 12 ve 24’lü teşkilatlanma vardır. Atmalı’da da 12’li sistem vardır.
Altı Oymak “Govasti”, Altı Oymak “Govgur”. Veya Altı Oymak Alevi, Altı Oymak Sünni şeklinde teşkilatlanmasını yapmıştır.“Govastiler” Güneydoğu Anadolu’da; Pazarcık, Besni, Gölbaşı, Elbistan, İslahiye yörelerini, İç Anadolu’da; Konya, Ankara/Haymana/Bala, Kırşehir, Sivas/Gürün, Tokat, Yozgat, Doğu Anadolu’da; Ağrı/Patnos, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Tunceli, Bitlis, Van/Erciş ve Gürpınar yörelerine dağılmışlar. İslahiye’ye bağlı Atmalı Köyünde Govastiler oturmaktadırlar. Atmalıların en yaşlıları buraya yerleştikleri için, Kürtçe adına KO’LIKON demişler.
Yazın Halep, Şam, Hama, Humus(Çit-ü Çimen), Beyrut’a göç eden “Govgur”lar, kışa doğru Anadolu’da Arapkir, Doğanşehir, Arguvan, Elbistan, Pazarcık, Besni ve Gölbaşı yörelerine göç ederlerdi. Atmalı Aşiretinin asıl merkezini Malatya, Elbistan, Besni, Gölbaşı ve Pazarcık yöreleri teşkil eder.Malatya, Pazarcık, İslahiye Atmalıları’nın dışında, daha sonraları edindiğimiz bilgilere göre, Ağrı/Panos ve Van/Erciş/Çaldıran/Gürpınar ilçelerindeki Atmalılar’a ATMAN veya UTMAN dediklerini öğrendik. Muş-Siirt arasında yaşayan Atmalılar’a ATMANAKİ diyorlar. Urfa/Bozova’da 27 tane ATMAN Köyü vardır. Urfa’da dernek kurmuşlar. Başkanları Aziz BABACAN ile tanıştık. Suruç’a bağlı iki sınır köyün adı ATMANAKİ olarak geçmektedir. İslahiye bölgesinde 10 kadar Atmalı köyü vardır. Şam’da tamamı Atmalı olan bir mahallenin var olduğunu duyduk. Sivas/Gürün’de Mağıkan Oymağından bir bölüm yaşamaktadır. Konya/Cihanbeyli’de Atmalı, Ankara/Bala ve Haymana, Çiçekdağı’nda Atmalı olarak değil de, “Govasti” olarak biliniyorlar. Irak’ın Zağo bölgesinde Atmalı/Atmi olarak anılıyorlar ve Yezidi olarak yaşayanların varlığını öğrendik. Sadece Gaziantep şehir merkezinde 20 bin dolayında ATMALI yaşadığına göre, saydığımız bölgelerde bir milyon Atmalı olabileceği tahmin edilmektedir.Atmalı, Sinemilli, Celikanlı, İfrazlı, Çakallı ve Bereketli Aşiretleri, Rişvan’a bağlı kollardır. Celali Aşireti; KHALIKAN ve SAKASUN olarak ikiye ayrılmaktadır. İslahiye’ye bağlı Atmalı Köyü’nün Gurmança adı KO’LIKON, yani İHTİYARLAR köyüdür. Burada Atmalıların Celalilerle de akrabalığı ortaya çıkmaktadır. Celikanlılar da Celaliler’e akrabalık çıkarmaktadırlar.-Atmalı’nın Reis ve Oymakları:Malatya-Pazarcık bölgesinde yaşayan Atmalı Aşireti’nin Reisliğini, Kızkapanlı Oymağından “KOSAYİ ATMEN”(Atmalı Köse) adında bir kişi yapıyormuş. Daha sonra Karahasan Oymağından BOZDAĞLAR yapmışlardır. Pazarcıkta ikamet eden Bozdağlar Ailesi, Aslında Elbistan Karahasanuşağından gelmektedirler. Bundan 550 yıl önce, Maraş bölgesine hakim olan Dulkadıroğullarına karşı Osmanlı’yı destekleyen Atmalı Aşireti’nin Reisi KARAHASAN, bu savaşta iki kardeşini kayıp etmiştir. Daha sonra Atmalı Aşireti, Cumhuriyet’in kuruluşunda Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yanında olmuştur. Kısacası hep Devletin yanında olmuş, bölücü hareketlere alet olmamıştır.Daha sonraları Karahasan’ın torunlarından KÖR MAMO(BOZAĞA) ve oğlu SILIKİ BOZAĞA Atmalı Aşireti’nin Reisliğini yapmıştır. BOZ ABA giydiği için kendisine BOZAĞA demişler. Daha sonraları BOZAĞA, BOZDAĞ olmuş ve Soyadı Kanunu çıkınca BOZDAĞ, Soy Adı olarak alınmıştır. Süleyman Ağa’nın oğlu Yakup Hamdi Bey, ATATÜRK’ün Kurmuş olduğu ilk Meclise Milletvekili olarak çağrılmış, kendisine Paşalık ünvanı verilmiş, sonraları Pazarcık Kaymakamlığı yapmıştır. Demokrat Partiden ikinci defa Milletvekili seçilmiş, Kaymakamlığı bırakmayıp, Meclise gitmeden istifa etmiştir. Oğlu Ahmet BOZDAĞ, yine DP’den iki dönem Milletvekili, üç dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Ahmet Bey’in oğlu Ali BOZDAĞ, iki dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Halen Atmalı Aşireti’nin Reisliği BOZDAĞLAR’dadır.
Prf. Mehmet ERÖZ, Atmalı Boyunu 12 Oymağa ayırmaktadır.
Atmalı Aşiretine mensup yaşlılar da 12 oymak olduğunu tasdik etmektedirler.
1-Tilkiler(Rıfiyon),
2-Kizirli(Kıziron),
3-Haydarlı(Ğallıkon),
4-Turuşlu(Turuşiyon),
5-Kabalar(Kavon),
6-Mağıkan(Mağıkon),
7-Ketüler(Ko’tiyon),
8-Sadakalar(Sadakon),
9-Kızkapan(Zettıkon),
10-Karalar(Karkon),
11-Ağcalar(O’ğcon),
12-Karahasanuşağı(Hasaraş).
Atmalı, Atmi, Atman isimlerinin Türkçe olması gibi, bir çok oymağın adı da Türkçedir; Kizir, Ğallık(Ğalil), Haydar, Kaba, Ketü(Kötürüm), Sadaka, Kızkapan, Karalar(Karkon-Kara’dan gelme), Ağca ve Karahasan isimleri hep Türkçedir. Bugon(Deregezenli)- Kaşanlı Karahasanlı’ya bağlı, Kırrıkon(Karalardan), Hortlar(Karalardan), Havesiler(Tilkilidir) ayrı oymaklar olmayıp, bu oymaklara bağlı birer oba gibidirler. Büyüklerimizden öğrendiğimize göre ALĞASİ'LER da Atmalı'ya balıdır.
Atmalı’da İnanış:
Orta Asya’dan İran’a “Şamanist” olarak gelen “Rişvan Atmalıları”, İran’da İslam ile tanıştıklarında, hemen kabullenmeleri zaman almıştır. Çünkü 10 bin yıllık eski Dini olan “Şamanizmi” bırakmaları çok zor olmuştur. İlk zamanlar Şamanizm ile İslam’ı birlikte yaşamak istemişler. Ancak Arap Alimler buna izin vermemişler. Türk Alimlerden Hacı Bektaş-ı Veli, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin” Ayetinden hareketle, İslam’a aykırı olmayan “Şaman İnanışlarını” da İslam’la birlikte yaşayabileceklerini açıklayınca, bütün Şaman Türkmenler gibi, Atmalılar da akın akın bu Tarikata gönül vermişler. Mezar Taşlarının dikilmesi, Eşiklikte Atlamanın günah olması, Düğün ve Nişanlarda bir şeylerin içilerek(Şerbet gibi) kutlanması(İçki kansız kurbanlardandır), Şabalama adetleri, Baykuş ve Tavşan’ın uğursuz, Tilki ve Kurt’un uğurlu sayılması, halen aramızda yaşatmış olduğumuz Şamanizm’den kalma inanış ve adetlerdir.
“Ehli Beyt” sevgisini aşılayan Hacı Bektaş-ı Veli’nin, şehirdeki mensuplarına Bektaşi, köydeki mensuplarına Alevi denildi. Bu arada, Hz. Muhammed’in torunlarından İmam-ı Caferi’nin mezhebine tabi oldular. Tarikat ve Tasavvufta Bektaşi, Mezhep’te Caferi olan Atmalılara, Anadolu’da Alevi denildi. Daha sonraları Arap ülkelerine yakın oturan oymaklarda Sünnileşme başladı. Aslında “Sünnilik” diye bir Mezhep veya Tarikat yoktur. Peygamberin sünnetine uyan “Hanefi Mezhebine” gönül verdiler. Hanefilerin de çocuklarının adı Ali, Hasan ve Hüseyin’dir. Onlar da da “Ehli Beyt” sevgisi vardır.Alevilik, Türk karakterli Tarikatlardandır. Arap karakterli Tarikatların Zikirlerinde Arap Makamları ve Def hakimdir. Türk Karakterli Tarikatlarda Saz ve Sema, yani Türk makamları hakimdir. Bu nedenle Aleviliğe, İslam Dairesi içerisinde kalmak kaydı ile, İslam ve Şamanizm’in ortak yorumlanmış şeklidir diyebiliriz. Şamanizm’e inanan Din Adamlarına Kam, Şaman, Şama, Sama denilmektedir. Bu “Şama” ismi, Anadolu’daki Aleviler arasında SAMAH, SEMAH, Mevleviler arsında ise SEMA, Zikir adı olarak yer aldı. Orta Asya’daki Şaman Ayinlerini yöneten Din Adamlarının görevini, Anadolu’da İslam olan Aleviler arasında DEDELER ve BABALAR üstlendi. Anadolu’nun neresinde “DEDE” veya “BABA” ile anılan türbe, ziyaret var ise, orası “Türkmen Alevi’sine” ait kutsal sayılan bir yerdir.Atmalı’nın Altı Oymağı Alevi, Altı Oymağı Sünni’dir demiştik.
Alevi Oymaklar:1-Tilkiler(Rıfiyon),
2-Ğallıkon(Haydarlı),
3-Turuşlu(Turuşiyon),
4-Ağcalar(Ağciyon),
5-Karalar(Karkon-Havesiler),
6- Kizirli(Kıziron).
Sünni Oymaklar:
1-Kabalar(Kavon)
2-Mağıkan(Mağıkon)
3-Zettıkon(Kızkapanlı)
4-Sadakalar(Sadakon)
5-Karahasanlar(Karahasanuşağı)
6-Ketüler(Kotiyon).
Bu saydığımız oymakların 12’sinin tamamının bir kısmında Sünni, bir kısmında Alevi bulmak mümkündür.
Çünkü Atmalının tamamı bir Baba’dan gelme, tamamı akrabadır. Geçmişte kız alıp vermiş, akrabalığı yenilemişler. Mezhep ve Tarikat ise gönül ve İnanç işidir. İnsan Dinini, Mezhebini, Tarikatını seçme özgürlüğüne sahiptir, ancak soyunu seçme özgürlüğüne sahip değildir. Bu İnanış farkları Atmalı Aşiretinin ayrılığına sebep olmamalı, tam aksine bir kültür zenginliği olarak kabul edilmelidir. Çünkü Alevi de, Sünni de İslam Dairesi İçerisindedir. İkisi de Müslüman’dır. Hatta Alevi, “Ehli Beyt’e” sahip çıktığı için, daha çok Müslümanlığı sahiplenmelidir.-Atmalıda Meşhur Simalar:Atmalı Aşireti, Milletvekili, Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı çıkaran bir Aşirettir.
Bolu Beyi’nin baş belası KÖROĞLU’nu Güreşte yenen, onu suya, çamura tepen KİZİROĞLU MUSTAFA BEY’in KİZİRLİ oymağından olduğu rivayetleri vardır.
Antep Harbinde Şehit olan, Çete Komutanı Mulla Mehmet KARAYILAN’ın da Atmalı’nın Kabalar Oymağından olduğunu biliyoruz.
Bir tek Kızı Selvi, Gölbaşı’nın Kösüklü Köyünde yaşamaktadır.
Pazarcık Belediye Başkanı Ali BOZDAĞ’ın İfadesine göre, Cumhurbaşkanlarından Turgut ÖZAL’ın Atmalı olduğunu öğreniyoruz.
Yine Ali Bey’in ifadesine göre Osman BÖLÜKBAŞI’nın da Atmalı olduğunu öğreniyoruz.
Yine Eski Milli Eğitim Bakanı Metin EMİROĞLU’nun Atmalı olduğunu biliyoruz.
Eski CHP Milletvekili İbrahim HORTOĞLU’nun Atmalı’nın Karalar Oymağındandır."
ATMA AŞİRETİNE İLİŞKİN EN ESKİ KAYIT
http://www.alevibektasi.org/belge_gokce03.htm adresinden alınmıştır.
Gökçeoğulları'na Ait Diğer Elyazması Belgeler
Günümüz Türkçesine Aktaran: Müfit Yüksel
Der Ahval-ı Şikest ve Garet-i Ermeniyan ,
Manzume-i Hikayet-i AnTarih-I Tanzim 23 Kanun-i Evvel Sene 1311 (miladi)
14.Sahife
Dersim Beyleri hep hazır amade
Mecmuan geldiler suvar piyade
Ermeniler tuttular inat Bize
beylik deyu pir u cevanı
Dersimin neferleri geldi yanaştı
Zimmiyanın emvaline sataştı
Ermeniler Kelpeleri dolaştı
Mukarrer bildiler başile canı
Guluvv-i amm edip Dersim benamı
Nice kanlar döküp kıldı hengamı
Ahirinde ulu üç köy tamamı
Zemra(?) kesmedi vurdu penganı
Nice başlar kesip kanlar döktüler
Nice münkiranın bileğin büktüler
İslam olan alemlerin diktiler
Döktüler anın ömrüyle yaşın
Niceleri bulamadı kardaşın
Mutemed ol böyle oldu ayanı
Atma aşireti cümle namdar
Battal Efendidir onlara serdar
Hunrizi afettir böyle şanı var
Ol cihangir aşiretler merdanı
Arapgir şehrini fethetti ancak
Barekellah diyende anı duyuncak
Dest vurup tiğıne cenge duruncak
Tarumar eyler hep olan düşmanı
Alişan Beyzade geldi erişti
Hrıstiyan olan başına üşdü
İslam olduk deyu payına düştü
Divriğinin bütün Ermeniyanı
Gökçeoğulları'na Ait Diğer Elyazması Belgeler
Günümüz Türkçesine Aktaran: Müfit Yüksel
Der Ahval-ı Şikest ve Garet-i Ermeniyan ,
Manzume-i Hikayet-i AnTarih-I Tanzim 23 Kanun-i Evvel Sene 1311 (miladi)
14.Sahife
Dersim Beyleri hep hazır amade
Mecmuan geldiler suvar piyade
Ermeniler tuttular inat Bize
beylik deyu pir u cevanı
Dersimin neferleri geldi yanaştı
Zimmiyanın emvaline sataştı
Ermeniler Kelpeleri dolaştı
Mukarrer bildiler başile canı
Guluvv-i amm edip Dersim benamı
Nice kanlar döküp kıldı hengamı
Ahirinde ulu üç köy tamamı
Zemra(?) kesmedi vurdu penganı
Nice başlar kesip kanlar döktüler
Nice münkiranın bileğin büktüler
İslam olan alemlerin diktiler
Döktüler anın ömrüyle yaşın
Niceleri bulamadı kardaşın
Mutemed ol böyle oldu ayanı
Atma aşireti cümle namdar
Battal Efendidir onlara serdar
Hunrizi afettir böyle şanı var
Ol cihangir aşiretler merdanı
Arapgir şehrini fethetti ancak
Barekellah diyende anı duyuncak
Dest vurup tiğıne cenge duruncak
Tarumar eyler hep olan düşmanı
Alişan Beyzade geldi erişti
Hrıstiyan olan başına üşdü
İslam olduk deyu payına düştü
Divriğinin bütün Ermeniyanı
NOTLAR
Deniz Kasakolu dedi ki...
Büyüklerime sorduğumda eskilerin "kara battal" diye bir beyden bahsettiğini duymuş ama söylencenin içeriğini bilmiyor.Dikkat edilirse bu manzumede Aşiretin Adı "ATMA" olarak geçmiş.ATMALI ifadesi yanlış oluyor.Manzumeden anladığım 1311 tarihlerinde malatya ve elazığ bölgesinde ermeni bey yada prenslerin ayaklanarak yöreye hakim olan Dersim ve Atma aşiretinden beylik talep etmeleri.Yalnız Savaşın alanı o kadar geniş ki,MAnzume ye bakılırsa Dersimden tutun Elazığ Harputtan Sivas divriği ve Malatya Arapgir bölgesinde Atma ve Dersim Beyleri Savaştan Galip gelerek bir çok ermeninin müslümanlaştırılmasına da vesile olmuşlar. Bu manzumeden çıkan bir diğer sonuç ta Çoğunlukla ALEVİ olarak bilinen Atma Aşiretinin 1311 yılında islamlaştırmaya hizmet ettiği. Ancak dikkatinizi çekmem gerek 1311 Yılındaki Anadolu islamlaştırma mücadelesi aslında Alevilileştirme ile aynı anlamdaydı. Bana göre Yavuz Sultan Selim'in Hilafeti Osmanlıya getirdiği Sürece kadar Güneydoğu Anadolu Coğrafyasındaki Yerleşik Kürt Aşiretleri Hariç , Anadoludaki baskın islam anlayışı ALEVİLİKdi.
15 Nisan 2007 Pazar 15:03
Mahak dedi ki...
Atmalı aşireti ile ilgili şu an ulaşılmış en eski belgeolması açısından çok önemli, belgenin aslının bir fotografını eklemek mümkün olabilirmi?
04 Mayıs 2007 Cuma 17:06
Deniz Kasakolu dedi ki...
Gökçeoğulları'na Ait Diğer Elyazması belgeler sanırım şuanda resmi makamlar elinde... Aslında osmanlı ve hatta selçuklu dönemi arşivleri incelenmeli bu konu için,ayrıca 1450 li yıllara kadar bölgede osmanlı hakimiyetinin olmadığını bu Bölgede Akkoyunlu Devletinin Bulunduğunu da hesaba katarsak, Bidiğim Kadarıyla Akkoyunlu Devletinin Diyarbakırdaki Arşivlerinde de tahmin ettiğimizden fazla bilgi var.Ama maalesef bunları incelemeye ne yetkimiz ne de kültürel birikimiz var.
04 Mayıs 2007 Cuma 18:14
mahak dedi ki...
Ceviriyi yapan Sn. Müfit Yüksel'den temin edilebilirliğini kastetmiştim.Arşivlerimizle ilgili teknik, brokratik, kültürelsorunlar malumdur.Kültürel birikimimizin yeterliligi ile ilgili karın agrılarımızı muhafaza etmek kaydı ile,birikimlerimizi ortaya koyarak, sakınmayarak,paylasarak, ayıklayarak bütünlestirmemiz gerektigini dusunuyorumsaygılarmla
07 Mayıs 2007 Pazartesi 14:30
Mahak dedi ki...
Cevdet Türkay'ınOsmanlı imparatorlugunda Oymak Aşiret ve Cemaatler Kitabında: Mahyanlı Bozok, Maras...bolgelerinde Risvan Asiretine baglı cemaat olarakgorulmektedir. bolgede boyle bir cemaate iliskin bir duyumunuz bilginiz varmı?Yozgat/ Akdagmadeni, Sorgun, Çekerek ilcelerine baglı bazı koylerde yasayan Mahyanların Atmalı aşiretine mensup oldugunu ve 200 yıl onceGürün ve Malatya'dan geldiklerini söylüyorlarBolgenizdeki Mahyanlarla ilgili Bilgileri paylasırmısınız.saygılarımla
07 Mayıs 2007 Pazartesi 15:08
Deniz Kasakolu dedi ki...
mahyan kelimesine daha çok mahikan şeklinde rastlanır ama okunuş yine mahkan-mahyan şeklindedir. Aşiret olarak atma aşiretine tabidirler.
10 Eylül 2007 Pazartesi 18:33
Büyüklerime sorduğumda eskilerin "kara battal" diye bir beyden bahsettiğini duymuş ama söylencenin içeriğini bilmiyor.Dikkat edilirse bu manzumede Aşiretin Adı "ATMA" olarak geçmiş.ATMALI ifadesi yanlış oluyor.Manzumeden anladığım 1311 tarihlerinde malatya ve elazığ bölgesinde ermeni bey yada prenslerin ayaklanarak yöreye hakim olan Dersim ve Atma aşiretinden beylik talep etmeleri.Yalnız Savaşın alanı o kadar geniş ki,MAnzume ye bakılırsa Dersimden tutun Elazığ Harputtan Sivas divriği ve Malatya Arapgir bölgesinde Atma ve Dersim Beyleri Savaştan Galip gelerek bir çok ermeninin müslümanlaştırılmasına da vesile olmuşlar. Bu manzumeden çıkan bir diğer sonuç ta Çoğunlukla ALEVİ olarak bilinen Atma Aşiretinin 1311 yılında islamlaştırmaya hizmet ettiği. Ancak dikkatinizi çekmem gerek 1311 Yılındaki Anadolu islamlaştırma mücadelesi aslında Alevilileştirme ile aynı anlamdaydı. Bana göre Yavuz Sultan Selim'in Hilafeti Osmanlıya getirdiği Sürece kadar Güneydoğu Anadolu Coğrafyasındaki Yerleşik Kürt Aşiretleri Hariç , Anadoludaki baskın islam anlayışı ALEVİLİKdi.
15 Nisan 2007 Pazar 15:03
Mahak dedi ki...
Atmalı aşireti ile ilgili şu an ulaşılmış en eski belgeolması açısından çok önemli, belgenin aslının bir fotografını eklemek mümkün olabilirmi?
04 Mayıs 2007 Cuma 17:06
Deniz Kasakolu dedi ki...
Gökçeoğulları'na Ait Diğer Elyazması belgeler sanırım şuanda resmi makamlar elinde... Aslında osmanlı ve hatta selçuklu dönemi arşivleri incelenmeli bu konu için,ayrıca 1450 li yıllara kadar bölgede osmanlı hakimiyetinin olmadığını bu Bölgede Akkoyunlu Devletinin Bulunduğunu da hesaba katarsak, Bidiğim Kadarıyla Akkoyunlu Devletinin Diyarbakırdaki Arşivlerinde de tahmin ettiğimizden fazla bilgi var.Ama maalesef bunları incelemeye ne yetkimiz ne de kültürel birikimiz var.
04 Mayıs 2007 Cuma 18:14
mahak dedi ki...
Ceviriyi yapan Sn. Müfit Yüksel'den temin edilebilirliğini kastetmiştim.Arşivlerimizle ilgili teknik, brokratik, kültürelsorunlar malumdur.Kültürel birikimimizin yeterliligi ile ilgili karın agrılarımızı muhafaza etmek kaydı ile,birikimlerimizi ortaya koyarak, sakınmayarak,paylasarak, ayıklayarak bütünlestirmemiz gerektigini dusunuyorumsaygılarmla
07 Mayıs 2007 Pazartesi 14:30
Mahak dedi ki...
Cevdet Türkay'ınOsmanlı imparatorlugunda Oymak Aşiret ve Cemaatler Kitabında: Mahyanlı Bozok, Maras...bolgelerinde Risvan Asiretine baglı cemaat olarakgorulmektedir. bolgede boyle bir cemaate iliskin bir duyumunuz bilginiz varmı?Yozgat/ Akdagmadeni, Sorgun, Çekerek ilcelerine baglı bazı koylerde yasayan Mahyanların Atmalı aşiretine mensup oldugunu ve 200 yıl onceGürün ve Malatya'dan geldiklerini söylüyorlarBolgenizdeki Mahyanlarla ilgili Bilgileri paylasırmısınız.saygılarımla
07 Mayıs 2007 Pazartesi 15:08
Deniz Kasakolu dedi ki...
mahyan kelimesine daha çok mahikan şeklinde rastlanır ama okunuş yine mahkan-mahyan şeklindedir. Aşiret olarak atma aşiretine tabidirler.
10 Eylül 2007 Pazartesi 18:33
Başlarken
Atma Aşireti hakkında birşeyler söylemek demek,doğu ve güneydoğu anadoludan tutun da batıda Macaristan,Çek ve Slovak Cumhuriyeti'ne kadar dağılmış ve doğuda Horasan'a kadar uzanan bir coğrafyadaki 1000 yıllık serüveni dilegetirmek demektir.Atma Aşireti Hakkında birşey söylemek demek,kürt-türk kelimelerinin içini tarihsel süreç içinde doğru doldurulması demektir.Atma Aşireti Hakkında birşey söylemek,Horasan Erenleri,Koca Seyyid,Ağuçan,Ağu içen Ocağı hakkında "Dar'a durmak" demektir.Atma Aşireti Hakkında birşey söylemek,özünü yitirmenin,kültürünü köreltmenin "kendine özgülüğe" nasıl bir darbe vurduğunu bilmek demektir.İşte böyle zorlu ve açık kalmış bir cümledir Atma Aşireti.Konunun içine girdikçe,binlerce söylencenin,yer değiştirmenin,savaşların,gözyaşı ve kanın anlatılmasının insani bir borç olduğunu hissedeceksiniz.Atma Aşiretini tanımlamak aslında Doğu ve Kısmen Güneydoğu Anadolu'nun 1000 Yıllık tarihini tanımlamakla eşdeğer zorlukta bir eylemdir.Bu nedenle bildiğiniz söylenceler,1200 lü yıllar ile 1700 lü yıllar arasında karanlık çağını yaşayan ve o dönemde bu aşirete ne olduğunu bilemediğimiz tarihsel süreci açmamıza yarayabilir.Bu nedenle bildiğiniz Aile-boy-soy isimleri aşiret içindeki bilgisel bütünlüğü yakalamada kolaylık sağlayabilir.Sizden,Tüm Atma aşireti mensuplarından ve araştırmacılardan katkılarını esirgememelerini bekliyorum.Sevgi,Saygı ve İçten Özlemlerimle
Kaydol:
Yazılar (Atom)